Gayrimenkul hukuku kapsamında en çok karşılaşılan uyuşmazlık türlerinden biri kamulaştırmasız el atma davası, diğeri ise mülkiyet paylaşımını doğrudan etkileyen ortaklığın giderilmesi davası süreçleridir. Her iki dava türü de taşınmaz sahiplerinin haklarını korumaya yönelik önemli hukuki yollar sunar ve doğru yönetilmediğinde ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Kamulaştırmasız el atma davası, idarenin herhangi bir resmi kamulaştırma işlemi yapmadan özel mülkiyete müdahale etmesi durumunda açılan bir dava türüdür. Bu tür durumlarda taşınmaz sahibi, mülkiyet hakkının ihlal edilmesi nedeniyle ya taşınmazın bedelini talep edebilir ya da müdahalenin sona erdirilmesini isteyebilir. Özellikle yol, altyapı veya kamu hizmeti bahanesiyle yapılan izinsiz kullanımlar bu dava kapsamında değerlendirilir.
Diğer yandan, ortaklığın giderilmesi davası ise bir taşınmaz üzerinde birden fazla kişinin hissedar olması durumunda ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözülmesi amacıyla açılır. Paydaşlar arasında uzlaşma sağlanamıyorsa, mahkeme yoluyla ortaklık sona erdirilir. Bu süreçte taşınmaz ya aynen bölüştürülür ya da satışa çıkarılarak elde edilen gelir paylaştırılır.
Her iki dava türünde de süreçlerin doğru analiz edilmesi, delillerin eksiksiz sunulması ve hukuki sürecin profesyonel şekilde yürütülmesi büyük önem taşır. Kamulaştırmasız el atma davası ve ortaklığın giderilmesi davası, mülkiyet haklarının korunması açısından kritik davalar arasında yer alır ve uzman desteği ile yönetilmesi önerilir.